Masumum
Sen benim kardeşim değil,
mapus arkadaşımsın.
Seninle aynı evde değil,
aynı hapiste yattık biz.
Aynı elden sadece ekmek değil,
dayak yedik biz.
Sadece çaresiz kalmadım,
senin çaresizliğini de izledim.
Kendi acım değildi sadece,
senin acını da izledim.
Kendi canıma mı yandım,
yoksa daha çok senin canına mı, masumum?
Affet beni.
Affet beni.
Hiçbir şey yapamadım.
Kurtaramadım seni.
Kollayamadım seni.
Hiçbir şey yapamadım.
Masumdun sen, masumum.
Gözümün önünde.
Dövdüler seni.
Bir değil,
bin kere dövdüler seni.
Adiler.
Şerefsizler.
Bir masumu dövdüler.
Seni dışarıda değil,
içeride dövdüler.
Affet beni, masumum.
Affet beni.
Durduramadım ellerini.
Yapamadım hiçbir şey.
Hiçbir şey yapamadım.
İzlemekten başka.
İzlemekten başka.
Kocaman bir insan,
Küçücük bir kalp.
Kocaman iki insan,
Küçücük bir kalp.
Ne istiyorsunuz ondan?
Ne istiyorsunuz ondan?
Bırakın onu.
Bırakın onu.
Yakamadım dünyayı.
Yakamadım.
Nasıl müsaade ettim buna,
Nasıl?
Masumumu dövdüler,
Gözlerimin önünde.
Masumumu dövdüler.
Ekmek mi alacağım onlara?
Aç kalsın kalpsiz bedenleri.