Stillness
Imagine a stillness. The world stops. The whole universe stops. Wind stops. ...
Imagine a stillness. The world stops. The whole universe stops. Wind stops. ...
Hoş geldin, baba. Ateşten kaçmışsın. Sırtındaki ateşten. Yanıma oturabilirsin. ...
Gelme bana. Yol değilim. Yoldayım ben de. ...
I am drunk again most recently. This time from drinking too much AI. ...
Bir evin içindeyim. Dışarısı soğuk. Kar yağmıyor, ama soğuk. Kışın başlangıcı belki. Dışarıda bulunmak istemeyeceğin bir soğuk. Evin içi sıcak. Dışarıda hiç kimse yok. Soğuk, tek başına. Isıtılamıyor. Bütün sesi güneş çıkarıyordu sanki. Ağaçlar yapraksız, sokaklar insansız bir şekilde zaman duruyor. ...
he is here. where nowhere is. ...
Bir odaya giriyorum. İki kişi var. Adlarını bilmiyorum. Acılarını biliyorum. ...
Seni özledim. Seni özledim baba. Zehirim ve ilacım gibisin. Gelmiyorsun, gitmiyorsun da. Sevmiyorsun, sevdirmiyorsun da. ...
Bir futbol maçı izliyordu. Oyunculardan birindeydi dikkati. Diğerleri ona faul yapıyorlardı. ...
Kahvaltıdan sonra kahvemi aldım, yollara düştüm. Şu an evden çok uzakta olmayan ama bilmediğim bir yerdeyim. Gitmek istediğim belli bir yer yoktu — kafamda farklı fikirler dolansa da kendimi burada buldum. ...