two lines - I
Senin yanındayım. Derdine çare değilim. Senin yanındayım. Çözümüm yok. Senin yanındayım. Çaresizliğine şahitlik edebilirim. Senin yanındayım. Sana dua edebilirim. Senin yanındayım. Benim de gücüm yok. ...
Senin yanındayım. Derdine çare değilim. Senin yanındayım. Çözümüm yok. Senin yanındayım. Çaresizliğine şahitlik edebilirim. Senin yanındayım. Sana dua edebilirim. Senin yanındayım. Benim de gücüm yok. ...
O Sercan’a sarılabilir miyim? Donmuşsun. Donmuşsun. Buz gibi olmuşsun. Sarılı kal bende. Sarılı kal bende. İstersen eriyebilirsin. Boğmazsın beni. Öyle de kalabilirsin. Soğutmazsın beni. Sarılı kal bende. Ne olursun.
Ne kadar da naziksin. Ne kadar da kibar. Ne kadar da ince. Beni kırmamak için, Kırılıyorsun. ...
Senin cevabın bende değil. I am not helpless, I haven’t seen the solution. ...
Gel, otur yanıma. Seni ne kadar sevdiğimi bilmiyorsun. Gözlerini kapat. Dikkatini nefesine ver. Burnuna git. Sen hiçbir şey yapmıyorsun, Nefes alınıyor, Nefes veriliyor. Teşekkür etmek istemez misin? Kalbine git, Teşekkürü kalbinde hisset. Nefesinin secdesi o, Kalbinin secdesi de o, Senin secden de izlemek. Şahitlik ediyorsun. Şahitsin sen. Kendine git şimdi.
Ben yere oturuyorum. Sen de karşıma oturur musun? Rahat edebileceğin bir şekilde. ...
Sana kızmıyorum. Yemin ederim, kızmıyorum. Taşıdığın yükün ağırlığını, Boğulduğun suyun derinliğini Biliyorum. Sana kızmıyorum. ...
Nene, Sadece birlikte oturacağız. Sen konuşma, (tamam mı), Ben yanına oturacağım. (Sessizce), Sadece birlikte oturacağız. ...
Ne kadar masumsun. Ne kadar da masumsun. ...
Sol tarafı değil, Sağ tarafı ağrıyordu. Ön tarafı değil, Arka tarafı ağrıyordu. Kalbinde değil, Sırtında taşımıştı onları. ...